Elektrikli Araba Teknolojisi Iyi mi Çalışır?

Elektrikli Araba Teknolojisi Nasıl Çalışır?

Günümüzde tüm dünyada en fazla ilgi çeken teknolojilerden biri asla şüphesiz elektrikli araçlar. Bu hızla gelişen teknolojinin geliştirilmesindeki en büyük etkenlerden biri ise dünyada yer yer yaşanmakta olan ve yaşabileceği tahmin edilen enerji sıkıntısı. Bunun yanında, gelişmiş ülkelerin önderliğinde dünyanın genelinde söz mevzusu olan küresel ısınma problemine aranan çareler, karbondioksit şeklinde zararı dokunan gazların salınımının gelişen sanayi ile artması ve enerji kaynaklarını daha verimli kullanma düşüncesi de elektrikli teknolojisine esin veren etkenlerden en mühimleri. Tüm bunlara çözüm olarak tavsiye edilen bu yeni araba teknolojisine dikkatleri çeken özellikler ise genel olarak geleneksel benzinli araçlardan daha verimli, daha akıllı ve doğaya daha azca zarar veriyor olmaları.
Elektrikli araçlara en genel tanımıyla 2 yada daha çok enerji deposu kullanan araçlardır. Bu araçların bir oldukca varyasyonları olmakla beraber en genel tipleri içten yanmalı bir benzin motorunun yanında batarya, elektrik motoru ve bir de jeneratörün sisteme dahil edilmesiyle oluşan araba tipidir. Bu bileşenlerin değişik konfigürasyonarıyla oluşan seri, paralel, paralel-seri şeklinde 3 temel konfigürasyonda üretilirler. Bu araçların sürüş verimliliğinin düzgüsel benzinli araçlara gore %30-40 fazladır. Bunun sebebi akıllı denetim sistemiyle araca 5 değişik fazda işleyiş kazandırılarak verimin maksimum düzeye çıkarılması sağlandığı içindir.
Elektrikli Araba Emek harcama Fazları
Birinci fazda, araba çalıştırıldıktan sonrasında düşük hızlarda kullanılırken elektrik motoru bataryadaki enerjiyle beslenerek araca hareket için lüzumlu güç sağlanır. Kent içi kullanımda hız saatte ortalama 40 km’ye kadar araba bu fazda hareket eder. İkinci faz ise düzgüsel sürüş dediğimiz fazdır. Bu durumda araba kent içi hız limini aşar ve hızını artırmadan seyr halindedir ve hali hazırda çalışır halde bulunan elektrik motoruyla beraber benzin motoru da çalışmaya adım atar. Çalışan benzin motoru elektrikli motora hususi bazı mekanik aksamla enerjisini ikiye böler ve bir kısmını mekanik olarak çekiş için öteki bir kısmını ise jeneratörü döndürüp elektrik üretilmesi için harcar. Bu durumda elektrik motoru jeneratörden elde edilmiş elektrikle çalışır ve batarya eylemsiz haldedir. Bu ilk iki fazda elektrik motorunun düşük hızlardaki, benzin motorunun ise yüksek hızlardaki veriminin yüksek oluşu prensibinden yararlanılır. Kısaca benzin motoru kent içinde düşük hızlarda ve dur-kalk yaparak seyrederek enerjisini verimsiz olarak kullanımı engellenmiş olur. Üçüncü fazda ise, Araba kent içi hızlardan yüksek bir hızda ivmelenerek hareket halindedir. Bu durumda hızını artırma eğilimde olan araba eylemsiz halde olan bataryayı da etken hale çevirerek elektrik motorunu hem üreteç hem de bataryayla besler ve çalışır halde olan benzin motoruna ek güç sağlar. Dördüncü faz ise, aracın yavaşlaması ve fren yapması durumudur. Bu durumda benzin motoru akıllı denetim sistemi tarafınca durdurulur ve araca elektriksel olarak çekiş elde eden elektrik motoru tersine bir üreteç benzer biçimde çalışmaya başlayarak yavaşlama/frenden kaynaklı oraya çıkan kinetik enerjiyi elektrik enerjisine çevirir ve bataryaya depolar. Kısaca bu sistemde yavaşlama ve frenle ortaya çıkan enerji ısıyla yitmek yerine depolanır. Son fazda ise, araba durmuş halde iken eğer bataryanın şarj edilmesi gerekiyorsa benzin motoru etken hale geçirilir ve üreteç aracılığı ile batarya şarj edilir ve bir sonraki sürüş için araba hazır hale getirilir.
Piyasada bulunan elektrikli araçlar sistemlerinde haiz oldukları üstün özellikler bakımından çeşitli kategorilere ayrılarak müşteriye sunulmaktadır. Elektrikli araçların en kolay olanları, trafikte dur-kalk yapılması ihtiyaç duyulan zamanlarda benzin motorunu otormatik olarak durdurarak benzin tüketimini azaltan sistemlerdir. Bu tip elektrikli araçlarda elektrik motoru, üreteç ve batarya benzer biçimde aksamlar bulunmaz. Bunlar mikro elektrikli diye adlandırılır ve Citroen C3 bu sınıftan olan bir araçtır.
Yukarıdaki özelliğe ek olarak, eğer araba frenleme esnasında kaybolan enerjiyi geri depolayabiliyor, 60 voltun üstünde operasyonelliğe haiz ve benzin motorunu destekleyici bir elektrik motoruna sahipse bunlara Mild (yumuşak) Elektrikli araçlar denmektedir. Honda’nın INSIGHT modeli bu tip araçlardandır.
Mild Elektrikli araca ek olarak bir tek elektrik motorunu kullarak seyredebilme kabiliyetine sahipse bu tip araçlar Full(Tam) elektrikli araçlardır ve Toyota’nın tüm dünyada meşhur ve en fazlaca satan elektrikli araba olan PRIUS modeli bu sınıftandır.
Toyota PRIUS’a ek olarak eğer araba bataryasını dışarıdaki elektrik çebekesine bağlanarak şarj edebilme özelliğine sahipse bu araçlar Plug-in(fişli) elektrikli araba diye adlandırılır. Bunlara örnek olarak Chevrolet’in CHEVY VOLT modeli gösterilebilir.

Hibrit Otomobiller Nasıl Şarj Edilir?

Çevreci otomobillerin öncüsü olan hibrit modeller, ülkemizde de belli başlı markalar tarafından piyasaya sunulmuş durumda ancak an itibarıyla çok gelişmiş bir teknoloji söz konusu değil ve bu araçların hali hazırda birtakım eksikleri de mevcut. Nasıl şarj edilecekleri ya da nerede şarj edilecekleri de merak konusu olan araçlar için bir açıklama geldi ve bu bilgilendirme ile birlikte yeni bir gelişmeyi de sizlere aktaralım.

Şarj istasyonları sayesinde depolarınız dolduruluyor ve sahip olunan depoya aktarım yapılıyor. Benzin alır gibi araçlarınızı şarj edebiliyorsunuz ancak daha yüksek akım ile karşınıza çıktığı için evdeki gibi 8 saat ya da daha uzun süre beklemenizi gerektirmiyor. Toyota markasının bu konuda harekete geçtiğini görebiliyoruz ve pirizden de şarj edilebilecek bir sistem olan Plug-in teknolojisini geliştirmeye başladıklarını öğreniyoruz.

Ne yazık ki bu teknolojiye henüz tam anlamıyla hakim bir ülke değiliz bu yüzden istasyon sayısını artışını beklemek de anlamsız olacaktır. Evde şarj etmek çok daha mantıklı gibi gelebilir ancak süreyi kısaltmak adına istasyonlar aracılığı ile şarj sorununu halletmeniz lehinize olacaktır. Toyota markasının kısa süre sonra plug-in ile birlikte süre ve aktarımı daha kısa zamana yayacağını belirtmesi ile birlikte hibrit araç satın alacak kullanıcılar da beklemeye koyuldu. Her bölgede istasyon olmadığı için bu tür bir teknolojinin en azından hibrit satışını da arttıracağı ön görülüyor